بِسْمِ اللهِ الْرَّحْمَنِ الْرَّحِيمِ

يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاء لِّمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ
(Yunus,10/57)

 

Muhterem Mü’minler!
İnsanoğlunun yeryüzü serüveni başladığında Allah (c.c.), insana hakkı ve hakikikatı bulabilecek akıl ve vicdan gibi çok önemli nimetler lütfetmiştir. Rahmet ve merhametin kaynağı Yüce Rabbimiz, bununla da yetinmeyip, huzur ve mutluluğa ulaşmanın yolu olan vahyini, peygamberler aracılığıyla bizlere iletmiştir. Her toplum için yol gösterici ve saadet kaynağı olan vahiy, en son gönderilen Kuran-ı Kerimle, tüm insanlığı hakka ve huzura yöneltecek bir evrenselliğe bürünmüştür. Bu gerçek, Yunus süresi 57. ayette şu şekilde dile getirilir: “Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur’an) geldi.”1 Ayette ifade edildiği üzere Kur’an, tüm insanlığa bir öğüt olmanın yanında, kendisine tabi olan müminler için de bir yol gösterici ve rahmet kaynağıdır.

 

Aziz Kardeşlerim!
Bu yüce vahiy, insanlığa sunulan saadet ve huzurun kaynağı olan uçsuz bucaksız bir deryadır. Bu huzur deryasından herkes bilgi ve birikimi ölçüsünce istifade edebilir. Nitekim Kur’an-ı Kerim bizzat kendini :”Bu Kur’an, âyetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.”2 diye tanımlamaktadır. Öyleyse akıl sahibi herkesin faydalanacağı bir ummandır Kur’an. Bazısı kaşığıyla o ummandan içerken, bazısı bardağıyla, bir başkası kovasıyla içebilecektir. Her insan bilgi ve birikimi ölçüsünce ondan istifade edebilir. Ama unutmayalım ki bu ilahi kelam, kendisine yönelen hiç kimseyi eli boş geri çevirmez.

 

Kendisine yönelen gönüllere nasıl bir şifa ve hayat kılavuzu olduğunu Kur’an’ın canlı örneği olan Rasulullah (s.a.v.) şu şekilde dile getirmektedir:’’Kuran okuyan Mü’min, turunçgiller gibidir. Kokusu hoş, tadı güzeldir. Kuran okumayan Mü’min, hurma gibidir; kokusu yoktur tadı güzeldir.’’3 Hadiste açıkça ifade edildiği üzere, Kur’an okuyan müminler, kokusu ve tadıyla güzel olur. Yani Kur’andan aldıkları mutluluk ve rahmeti, sözleri ve davranışlarıyla başkalarına yansıtırlar. Böylece hem kendileri hem de başkaları bu rahmet pınarından istifade ederler.

Kıymetli.Müslümanlar!
Özellikle Kur’an ayı olan Ramazan ayında, Kur’an-ı Kerimi okuyup anlamaya gayret etmemiz gerektiğini tekrar hatırlayalım. Evimizin ve gönüllerimizin kapısını bu rahmet deryasına açtığımız zaman, O’nun da huzur, saadet ve rahmet damlalarını evlerimize ve gönüllerimize yağdıracağını unutmayalım. Aile ocağımızın ve toplumumuzun bereket ve mutluluk vesilesi olan Kur’an ile bağımızı her zaman sıkı tutalım. Unutmayalım ki, karanlığın zulmetinden kurtulmak isteyen güneşe doğru adım atmalıdır. Çatlamış dudaklarını rahmet sularıyla ıslatmak isteyen, derya ve ummanlara yönelmelidir.

 

Hutbemizi evrensel mesajın rahmet saçan bir ayetiyle sonlandıralım: ’’Doğrusu bu Kuran en doğru yola götürür ve yararlı iş yapan müminlere büyük ecir olduğunu müjdeler.“4

1. Yunus 10/57
2. Sad 38/29
3. İbni Mace, Mukaddime: 16
4. İsra 17/9

 

Meine Geschwister!
Vor allen Dingen möchte ich nochmal in ihr Gedächtnis rufen, dass im Ramadan, als Monat des Koran, das Rezitieren und die Bemühung um das Verstehen des Koran notwendig ist. Wenn wir ihm/dem Koran als Ozean der Barmherzigkeit die Türen und Tore unserer Häuser und unserer Herzen öffnen, wird er auch die Tropfen der Glückseligkeit und Barmherzigkeit in unsere Häusern und unsere Herzen fallen lassen. Lassen Sie uns fest an der Verbindung zum Koran als Quelle des Segens und der Glückseligkeit für unsere Familie und unsere Gesellschaft festhalten. Vergessen Sie nicht, dass wer von der Dunkelheit befreit werden möchte, sich in Richtung Licht bewegen muss. Wer die aus Durst zerplatzten Lippen mit dem Wasser der Barmherzigkeit befeuchten will, muss sich den Meeren und Ozeanen hinwenden. Lassen Sie uns die Freitagspredigt mit einem Vers der Barmherzigkeit ausstrahlenden universellen Botschaft des Koran beenden: “Dieser Koran leitet gewiß zu dem, was richtig ist und verheißt den Gläubigen, die das Rechte tun, großen Lohn.”

 

© 2014 Anadolucamii.ch
Top
Bizi takip edin:          
Sitemap