Muhterem Müslümanlar!

Yüce Dinimiz İslam, hem dünya, hem de ahiret saadeti vaat etmektedir. Biz aciz kullarını bağışlamak, yeni bir fırsat vermek, insanların yaratılış gayelerine dönmelerini kolaylaştırmak için zaman içerisinde zaman yaratmış ve rahmet kapılarını kullarına açmıştır. Bu kıymetli zaman diliminden biri de önümüzdeki Pazartesi gününü Salı gününe bağlayan gece KADİR GECESİ’dir. Kadir – kıymet gecesi anlamına gelen bu gece, Kur’an-ı Kerim`in inmeye başlamasıyla kıymetlenmiş, Mü’minlere Rahmet ve mağfiretin bol bol ihsan edileceği bir fırsat gecesidir.Bu gece, kulların heyecanla Allah’ın rahmet ve bağışlamasına koştukları, yapılan kusur ve günahların affını istedikleri, tam bir teslimiyetle Allah (c.c)’a bağlandıkları ulvi bir gecedir.Kadir Gecesi, ismiyle müsemma müstakil bir sure ile şereflenen bir gecedir. Rabbimiz bunu söyle ifade etmektedir:“Şüphesiz, Biz Onu (Kuràn-i Kerimi) Kadir Gecesinde indirdik. Kadir gecesini sen bilir misin? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için inerde iner. O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenliktir.”(1)

Muhterem Mü`minler!
Kadir Gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. Bu hayırlılık bu gecede ilahi hoşnutluk için yapılan davranışlarımızla ilgili, Rabbimiz katında amellerimizin değeridir. Böylece Allah, insanların Allah rızası için yaptığı işlerin ve duaların mükâfat olarak kat kat fazlasıyla kendisine dönme fırsatını bir kez daha vermektedir. Evet! Böyle gün ve gecelerde bu teklifleri fırsat bilip, hataların muhasebesini yapmalı ve kulluk bilinciyle tövbe-istiğfar edip günahlara bir daha dönmemeliyiz. Öyle ise Müslümanlar böyle bir hüküm gecesini gafletle geçirmemeli, her şeyin Allah’tan geldiğini ve her an Allah’a döneceğini bir kez daha muhasebe etmeli, affını istemelidir.

Aziz Müslümanlar!
Kadir Gecesi imanlı gönüller için büyük bir fırsat, bağışlanma ve günahlardan arınma gecesidir. Her konuda olduğu gibi, Kadir gecesinin ihyası konusunda da Peygamberimiz ve ashabı örnek alınmalı, Kur’an gecesinde kul, hayatını tekrar gözden geçirmeli ve Kur’an’ın ışığı altında hayatına çeki-düzen vermeli, yaşantısını İslam`a uyumlu hale getirme gayreti içerisinde olmalıdır.Bu gece, kaybettiklerimizi bulma gecesidir. Zihinleri ve gönülleri Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’e göre yeniden inşa etme, onun hayat veren soluklarıyla yeniden dirilme gecesidir. Bu gece imana, merhamete, adalete sarılma gecesidir. Kendimizi hesaba çekme ve darda olan kardeşlerimiz için gözyaşı dökme gecesidir.

Değerli Kardeşlerim!
Ramazan ayı boyunca İslâm coğrafyasında kadın, çocuk, yaşlı demeden kardeşlerimize reva görülen zulüm, şiddet ve cinayetlerin üzüntüsü yüreğimizi dağlıyor. Bu hüzünle Ramazanımız buruk geçiyor. Kadir gecesini idrak ederken, dünyanın neresinde olursa olsun açların, yoksulların, mahrumların, mağdurların, zayıf bırakılmışların, zulme uğramışların, kimsesizlerin haklarına dikkat kesilmek, onların dertleriyle dertlenmek, acılarına ortak olmak, yaralarını sarmak hepimizin vazifesidir. Zalimlerin hak ve hukuk tanımayan, azgınlaşan ve şımaran iradelerine karşı kimsesiz, mazlum ve mağdurlar için dualar ve yardımlarla tavır almak, kısacası insanlığın barış ve huzuru için hayrın anahtarı şerrin kilidi olmak, yeryüzündeki bütün Müslümanların sorumluluğudur. Bu vazife ve sorumluluk, bu gece yeryüzüne inen meleklere ve Cebrail aleyhisselâma eşlik edecek maneviyata uygun bir kulluğa sahip olmak için de yerine getirilmesi gereken bir ödevdir.


Öyle ise Aziz Mü’minler!
Rahmet deryası bu gecede bütün varlığımızla Allah’a yönelelim. Gecemizi Namaz kılarak, Kur’an okuyarak, dua ederek, günahlarımıza pişmanlıkla geçirelim. İrademizi kullanma imkânı elimizde iken Yüce Allah (c.c)’ın rahmet ve mağfiret kapılarından geregi gibi faydalanıp, kendimizi tövbeyle yenileyelim.

Hutbemizi Peygamberimizin (s.a.v)  yaptığı şu dualarla bitirmek istiyorum. “Allahım azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum. Senden yine sana iltica. ediyorum.”(2) “Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, bizi de affeyle”(3)
1.KadirSuresi
2.EtTergibVe’tTerhib
3.Tirmizi “Deavat”84

Meine Geschwister,
Im Islam werden bestimmte Tage als wertvoll erachtet. Während dieser Tage öffnet Allah seinen angewiesenen Dienern Seine Türen der Barmherzigkeit, damit sie auf dieser Welt und im Jenseits Wohl, Glückseligkeit und Vergebung erlangen. Er gibt ihnen eine erneute Gelegenheit, damit sie einfacher zum Erschaffungszweck, zu Seiner Dienerschaft, zurückkehren.

Einer dieser wertvollen Tage ist die Nacht der Bestimmung (Laylatu’l-Qadr), die wir nächste Woche MONTAG in der Nacht auf den DİENSTAG wahrnehmen werden. Der Wert dieser Nacht ist mit der Herabsendung des Korans bestimmt und ist wiederum ein Anlass für Barmherzigkeit und Vergebung für Gläubige. Die Nacht der Bestimmung wird durch eine Sure im Koran beehrt, in der unser Herr folgendes sagt: “Wahrlich, Wir sandten ihn (den Koran) herab in der Nacht der Bestimmung. Weißt du, was die Nacht der Bestimmung ist? Die Nacht der Bestimmung ist Wohl bringender noch als tausend Monate. Die Engel und der Geist kommen in ihr mit der Erlaubnis ihres Herrn für jede mögliche Angelegenheit immer wieder herab. Heil ist sie bis zum Anbruch des Tages.“

 

 

© 2014 Anadolucamii.ch
Top
Bizi takip edin:          
Sitemap